saglik ait blog - Sağlıkkurumu

SağlıkKurumu

Temmuz 2009



Tarhananın güneşte kurutulması sağlık açısından sakıncalı mıdır?

29/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

Tarhana çok besleyici geleneksel bir yiyeceÄŸimizdir. YoÄŸurttan yapılan tarhana güneÅŸte kurutulursa baÅŸta vitamin B2, olmak üzere içerdiÄŸi pek çok vitaminin deÄŸerleri azalır. Bu nedenle tarhana gölgede, üzerine ince bir örtü örtülerek kurutulmalıdır.

tarhananin, guneste, kurutulmasi, saglik, acisindan, sakincali, midir

Temel Sağlık



KLİNİK ARAŞTIRMALAR HAKKINDA YÖNETMELİK İLE İLGİLİ DANIŞTAY YÜRÜTMENİN DURDURULMASI KARARI

27/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

ÇarÅŸamba, 30 Aralık 2009   T.C.

D A N I Åž T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas  No   : 2009/3991

 

Davacı ve Yürütmenin Durdurulmasını İsteyen:Türk Tabipleri BirliÄŸi Merkez Konseyi BaÅŸkanlığı  

                Vekili                                     : Av.

 

                Davalı                                    : SaÄŸlık Bakanlığı - ANKARA

                Davanın Özeti                      : 23.12.2008 tarih ve 27089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe giren Klinik AraÅŸtırmalar Hakkında YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ÄŸ) bendinde yer alan "...Farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerekir." cümlesinin; 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlık onayı ile" ibaresinin ve aynı fıkranın (c) bendinin; 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin ve (ç) bendinin 6 numaralı alt bendinde yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemenin; YönetmeliÄŸin 12. maddesinin 2. fıkrasının (k) bendinin, (d) bendini de kapsar ÅŸekilde 3. fıkrasındaki "...Bunların haricindeki diÄŸer üyeler ile (h), (ı), (i) ve (j) bentlerinde sayılan her bir üyelik için ilgili meslek örgütlerinin bildirdiÄŸi üçer isimden biri ..." ibaresinin; 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getirir" ibaresinin; 15. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 18. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi ile 4. fıkrasının; 19. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasında yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemelerin; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin; 25. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...protokolde belirtilen süre ve ÅŸekilde..." ibaresinin hukuka aykırı olması nedeniyle; 5. maddesinin; 10. maddesinin, 12. maddesinin; 13. maddesinin, 19. maddesinin ve 30. maddesinin ise eksik düzenleme nedeniyle iptali ve yürütülmelerinin  durdurulması istenilmektedir.

                Danıştay Tetkik Hakimi    :

                DüÅŸüncesi                           : 181 sayılı SaÄŸlık Bakanlığının TeÅŸkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 5013 sayılı ve 3046 sayılı Yasalara aykırılıklar taşıyan YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendinde yer alan "sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirileceÄŸi" ibaresi ile aynı maddenin 1. fıkrasının "ÄŸ" bendinde yer alan "farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerekir." ibaresinin; 10., 12., 13 maddeleri ve 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin ve "ç" bendinin 6 numaralı alt bendinde yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemenin, 18. maddesinin 1. fıkrasındaki "hem Etik Kurula hem de" ibaresinin; 19. maddesinin 1. fıkrasındaki "Etik Kurul onay verse bile" ibaresinin; 20. maddesinin 1. fıkrasının "b" bendindeki "ve ilgili Etik Kurula bildirilir" ibaresinin; 18. maddesinin 1. fıkrasındaki "eÅŸ zamanlı" ibaresinin; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki "Genel Müdürlük, baÅŸvuru tarihini izleyen günden itibaren otuz beÅŸ gün içerisinde protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi hususunda görüÅŸ bildirmez ise protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi onaylanmış sayılır." ibaresinin yürütülmesinin durdurulmasına; dava konusu YönetmeliÄŸin yürütülmesi durdurulan madde ve ibareler dışındaki diÄŸer madde ve ibarelere yönelik yürütmenin durdurulması isteminin ise reddine karar verilmesi gerektiÄŸi düÅŸünülmektedir.

                Danıştay Savcısı :

                DüÅŸüncesi                           : Yürütmenin durdurulmasına karar verilebilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27 nci maddesinde öngörülen koÅŸulların gerçekleÅŸmediÄŸi anlaşıldığından, istemin reddi gerekeceÄŸi düÅŸünülmektedir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

                Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, davalı idarenin savunması alındıktan ve ara kararına cevap geldikten veya yasal savunma ve ara kararına cevap verme süresi geçtikten sonra incelenmesine karar verilen yürütmenin durdurulması istemi, davalı idarenin savunmasının ve ara kararın cevabının geldiÄŸi anlaşılmakla yeniden incelendi, gereÄŸi görüÅŸüldü:

                Dava, 23.12.2008 tarih ve 27089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe giren Klinik AraÅŸtırmalar Hakkında YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ÄŸ) bendinde yer alan "...Farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerekir." cümlesinin; 10. maddesinin 1. fıkrasında yer alan "Bakanlık onayı ile" ibaresinin ve aynı fıkranın (c) bendinin; 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin ve (ç) bendinin 6 numaralı alt bendinde yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemenin; YönetmeliÄŸin 12. maddesinin 2. fıkrasının (k) bendinin, (d) bendini de kapsar ÅŸekilde 3. fıkrasındaki "...Bunların haricindeki diÄŸer üyeler ile (h), (ı), (i) ve (j) bentlerinde sayılan her bir üyelik için ilgili meslek örgütlerinin bildirdiÄŸi üçer isimden biri ..." ibaresinin; 13. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde yer alan "... ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getirir" ibaresinin; 15. maddesinin 1. ve 2. fıkralarının; 18. maddesinin 1. fıkrasının ilk cümlesi ile 4. fıkrasının; 19. maddesinin 1. fıkrasının ve 2. fıkrasında yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemelerin; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin; 25. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "...protokolde belirtilen süre ve ÅŸekilde..." ibaresinin hukuka aykırı olması nedeniyle; 5. maddesinin; 10. maddesinin, 12. maddesinin; 13. maddesinin, 19. maddesinin ve 30. maddesinin ise eksik düzenleme nedeniyle iptali ve yürütülmelerinin durdurulması istemiyle açılmıştır.

 

                Anayasa'nın 8. maddesinde; yürütme yetkisi ve görevinin Anayasa ve yasalara uygun olarak kullanılıp yerine getirileceÄŸi; 124. maddesinde de; bakanlıkların, kendi görev alanlarını ilgilendiren yasaların ve tüzüklerin uygulanmasını saÄŸlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak ÅŸartıyla yönetmelikler çıkarabileceÄŸi hükme baÄŸlanmıştır.

                Belirtilen düzenlemeye göre, idare tarafından çıkarılacak yönetmeliÄŸin yasal bir dayanağının olması, idarenin kendi görev alanını ilgilendirmesi ve üst hukuk kurallarına aykırı olmaması gerekir. Ancak, bir konunun yönetmelikle düzenleneceÄŸi yasada açıkça belirtilmemiÅŸ olsa dahi, bu durum, idarenin o konuda yönetmelik çıkarmasına engel teÅŸkil etmemektedir. İdare, dayanağını yasada bulmak ve genel esasları yine yasada gösterilmek kaydıyla görev alanını ilgilendiren her konuyu yönetmelikle düzenleyebilir.

                Avrupa BirliÄŸi Standartları ve İyi Klinik Uygulamaları çerçevesinde gönüllü insanlar üzerinde gerçekleÅŸtirilecek her türlü klinik araÅŸtırmanın tasarımı, yürütülmesi, kayıtlarının tutulması, rapor edilmesi, geçerliliÄŸi ve diÄŸer hususlarda bilimsel ve etik standartların saÄŸlanması ve araÅŸtırmaya katılacak gönüllülerin  haklarının korunmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkarılan ve bazı maddeleri bakılan davaya konu  olan Klinik AraÅŸtırmalar Hakkında YönetmeliÄŸin dayanağını 181 sayılı SaÄŸlık Bakanlığının TeÅŸkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 43. maddesi ile 3359 sayılı SaÄŸlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendi oluÅŸturmaktadır.

                181 sayılı SaÄŸlık Bakanlığının TeÅŸkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 2. maddesinde; Bakanlığın görevleri ayrıntılı olarak düzenlenmiÅŸ; 43. maddesinde, Bakanlığın,  kendisine yasayla verilen görevleri yürütürken, bu  hizmetleri tüzük, yönetmelik, tebliÄŸ, genelge ve diÄŸer idari metinlerle düzenlemekle görevli ve yetkili olduÄŸu kurala  baÄŸlanmıştır.

                3359 sayılı SaÄŸlık Hizmetleri Temel Kanununun 3. maddesinin 1. fıkrasının (k) bendinde; ilaç, aşı, serum ve benzeri biyolojik maddeler ile diÄŸer terkiplerin kontrolü, murakabesi, ruhsatlandırılması konusunda  SaÄŸlık Bakanlığının yetkili olduÄŸu; 9. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde, bütün kamu ve özel saÄŸlık kuruluÅŸlarının tesis, hizmet, personel, kıstasların belirlenmesi, saÄŸlık kurum ve kuruluÅŸlarının sınıflandırılması ve sınıflarının deÄŸiÅŸtirilmesi, saÄŸlık kuruluÅŸlarının amaca uygun olarak teÅŸkilatlanmaları, saÄŸlık hizmet zinciri oluÅŸturulması, hizmet içi eÄŸitim usul ve esasları ile saÄŸlık kurum ve kuruluÅŸlarının koordineli çalışma ve hizmet standartlarının tespiti ve denetimi ile bu Yasayla ilgili diÄŸer hususların SaÄŸlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle tespit edileceÄŸi belirtilmiÅŸtir.

                Öte yandan; Avrupa Konseyi çerçevesinde 4.4.1997 tarihinde imzaya açılmış olan "Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması SözleÅŸmesi: İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesi"nin onaylanması Anayasanın 90. maddesi uyarınca 5013 sayılı Yasa ile uygun bulunmuÅŸtur.

                Anılan SözleÅŸmenin 1. maddesinde; bu SözleÅŸmenin taraflarının, tüm insanların haysiyetini ve kimliÄŸini koruyacağı, biyoloji ve tıbbın uygulanmasında, ayrım yapmadan herkesin bütünlüÄŸüne ve diÄŸer hak ve özgürlüklerine saygı gösterilmesini güvence altına alacakları; tarafların her birinin, bu SözleÅŸme hükümlerinin yürürlüÄŸe sokulması bakımından kendi iç hukuklarında gerekli tedbirleri alacakları kuralına yer verilmiÅŸtir.

                Her  ne kadar, dava konusu YönetmeliÄŸin yasal dayanağı olarak gösterilen, 181 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3359 sayılı Yasada, söz konusu alanın  düzenlenmesi için SaÄŸlık  Bakanlığınca yönetmelik  çıkarılabileceÄŸi belirtilmemiÅŸ ise de, 5013 sayılı Yasa ile kabul edilen İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesi hükümleri de göz önüne alındığında, bu durumun, dava konusu YönetmeliÄŸi yetki bakımından hukuka aykırı hale getirmediÄŸi; ülkenin saÄŸlık otoritesi olan SaÄŸlık Bakanlığı'nın, yukarıda belirtilen amacı gerçekleÅŸtirmek üzere, kendi görev alanını ilgilendiren bu konuyu bir yönetmelik ile  düzenleyebileceÄŸi sonucuna varılmıştır.

                23.12.2008 tarih ve 27089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe giren Klinik AraÅŸtırmalar Hakkında Yönetmelik; insanlar üzerinde yapılacak ilaç klinik araÅŸtırmaları, ilaç dışı klinik araÅŸtırmaları, tıbbi cihazlarla yapılan araÅŸtırmaları, yeni bir cerrahi yöntem kullanılarak yapılacak klinik araÅŸtırmalarına iliÅŸkin her türlü klinik araÅŸtırmaları, araÅŸtırma yerlerini ve bu araÅŸtırmaları gerçekleÅŸtirecek gerçek veya tüzel kiÅŸiler ile biyoyararlanım ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarını, tedavi amaçlı denemeleri kapsamakta olup, dava konusu  edilen maddeleri  aÅŸağıda incelenmiÅŸtir.

 

                I) YönetmeliÄŸin, gönüllülerin korunması ve gönüllülere ücret ödemesiyle ilgili düzenlemeleri :

 

                İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesi'nin "Üzerinde araÅŸtırma yapılan kiÅŸilerin korunması" baÅŸlıklı 16. maddesinin IV. fıkrasında, bir kimse üzerinde araÅŸtırma yapılabilmesi için "üzerinde araÅŸtırma yapılan kiÅŸilerin, korunmaları için kanun tarafından öngörülen hakları ve güvenceleri hakkında bilgilendirilmiÅŸ olması" ÅŸartına  yer verilmiÅŸtir.

                YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde; araÅŸtırmaya iÅŸtirak etmek üzere gönüllü olmak isteyen kiÅŸi veya yasal temsilcisinin, araÅŸtırmaya baÅŸlanılmadan önce; araÅŸtırmanın amacı, metodolojisi, beklenen yararları, öngörülebilir riskleri, zorlukları, kiÅŸinin saÄŸlığı ve ÅŸahsi özellikleri bakımından uygun olmayan yönleri ve araÅŸtırmanın yapılacağı ve devam ettirileceÄŸi ÅŸartlar hakkında, sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirileceÄŸi öngörülmüÅŸtür.

 

                Gönüllüler üzerinde yapılabilecek araÅŸtırmaların, insan saÄŸlığı üzerinde zararlı ve kalıcı bir etki bırakma olasılığı göz önünde bulundurulduÄŸunda, gönüllü olacak kiÅŸilerin, üzerlerinde yapılacak araÅŸtırmaya olur vermeden önce, etki altında kalmadan, ayrıntılı bir ÅŸekilde bilgilendirilmesi; böylece gerçek iradelerini ortaya koymaları gerekmektedir. Bilgilendirmenin, araÅŸtırma ekibinde yer alan, bizzat o araÅŸtırmada görev alan kiÅŸilerce yapılması halinde, anılan kiÅŸilerin, araÅŸtırmanın baÅŸarıya ulaÅŸması için yeterli gönüllü  katılımını saÄŸlamak amacıyla nesnellikten uzaklaÅŸarak gönüllü adayını etkilemesi; onun gerçek iradesinin ortaya çıkmasına engel olabilecekleri açıktır. Belirtilen sakıncanın giderilebilmesi; üzerinde yapılacak araÅŸtırmaya gönüllü  olarak katılmayı  düÅŸünen kimsenin, tamamen bu konunun dışında olan yetkin bir kiÅŸi tarafından bilgilendirilmesi ile mümkün olabileceÄŸinden, araÅŸtırma ekibinden bir yetkilinin bilgilendirmesi yolundaki düzenleme hukuka aykırı bulunmaktadır.

                Aynı maddenin 1. fıkrasının (ÄŸ) bendinde; sigorta teminatı dışında, gönüllülerin araÅŸtırmaya katılımı veya devamının saÄŸlanması için destekleyici tarafından herhangi bir ikna edici teÅŸvik veya mali teklifte bulunulamayacağı; ancak gönüllülerin araÅŸtırmaya katılması ile ortaya çıkacak masrafların araÅŸtırma bütçesinde belirtileceÄŸi ve bu bütçeden karşılanacağı; farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerektiÄŸi kuralı yer almaktadır.

                5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 90. maddesinde; insan üzerinde yapılan rızaya dayalı bilimsel deneyin mahiyet ve sonuçları hakkında yeterli bilgilendirmeye dayalı olarak açıklanan rızanın yazılı olması ve herhangi bir menfaat teminine baÄŸlı bulunmaması  gerektiÄŸi hüküm altına alınmış; İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesinin 21. maddesinde ise; insan vücudu ve onun parçalarının, bu nitelikleri dolayısıyla, ticari kazanç saÄŸlamasına konu olamayacağı öngörülmüÅŸtür.

                YönetmeliÄŸin yukarıda anılan hükmünde; gönüllülerin araÅŸtırmaya katılımı veya devamının saÄŸlanması için destekleyici tarafından mali teklifte bulunulamayacağı; ancak gönüllülerin araÅŸtırmaya katılması ile ortaya çıkacak masrafların araÅŸtırma bütçesinden karşılanacağı öngörülmüÅŸ iken; bu kurala farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarına katılan gönüllüler bakımından istisna getirilerek ücret ödenmesine izin verilmek suretiyle Yasa ve SözleÅŸme hükümlerine aykırı bir düzenleme yapılmıştır.

                Bu durumda, YönetmeliÄŸin 5. maddesi 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirileceÄŸi" ibaresi ile aynı maddenin 1. fıkrasının (ÄŸ) bendinde yer alan "farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerektir." ibarelerinin yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.

                YönetmeliÄŸin 5. maddesi ile  yapılan  diÄŸer  düzenlemelerde ise hukuka aykırılık görülmemiÅŸtir.

 

                2) YönetmeliÄŸin "Etik Kurullar" ve "Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu" ile ilgili düzenlemeleri :

 

                YönetmeliÄŸin 10. maddesinde; gönüllüler üzerinde yapılacak her türlü klinik araÅŸtırma hakkında bilimsel ve etik yönden görüÅŸ bildirmek, YönetmeliÄŸe aykırı durumların tespitini Bakanlığa iletmek, Bakanlık talimatlarını derhal yerine getirmek, araÅŸtırmaya katılacak gönüllülerin hakları, güvenliÄŸi ve esenliÄŸinin korunmasını teminen; araÅŸtırma protokolü, araÅŸtırmacıların uygunluÄŸu, araÅŸtırma yapılacak yerlerin yeterliliÄŸi ve gönüllülerin bilgilendirilmesinde kullanılan yöntem ve belgeler ile bu kiÅŸilerden alınacak olurlar hakkında ve araÅŸtırmalarla ilgili diÄŸer konularda bilimsel ve etik yönden görüÅŸ vermek, gönüllü güvenliÄŸini, araÅŸtırmanın mevzuata uygun ÅŸekilde yapılmasını ve takip edilmesini saÄŸlamak ve tüm klinik araÅŸtırmaları etik yönden deÄŸerlendirmek üzere Bakanlığın belirleyeceÄŸi bölgelerde, Bakanlık onayı ile etik kurulların oluÅŸturulması öngörülmüÅŸ, etik kurullarda görev yapacak olanların nitelikleri belirtilmiÅŸ; 11. maddesinde, etik kurullarının görev ve yetkileri sayılmış; 12. maddesinde Bakanlık onayı ile İlaç ve Eczacılık Genel MüdürlüÄŸü nezdinde Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu'nun oluÅŸturulacağı, Bakanlığın vereceÄŸi izne esas olmak üzere, bu YönetmeliÄŸe uygun olarak yapılan baÅŸvuruya ait bilgi ve belgeleri gerektiÄŸinde bu Kurulun görüÅŸüne sunacağı, Genel MüdürlüÄŸün gerek görmesi durumunda, klinik araÅŸtırmalar hakkında etik yönden görüÅŸünü bildireceÄŸi ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getireceÄŸi hususlarına yer verilmiÅŸ, bu Kurul'da yer alacak kiÅŸilerde bulunması gerekli özellikler sayılmış; 13. maddesinde ise, Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu'nun çalışma usul ve esasları konusunda düzenlemeler yapılmıştır.

                Bir kimse üzerinde araÅŸtırmanın yapılabilmesi için gerekli koÅŸulların sayıldığı  İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesi'nin 16. maddesinin iii. fıkrasında; araÅŸtırma projesinin bilimsel deÄŸerinin, araÅŸtırma amacının öneminin deÄŸerlendirilmesi ve etik bakımdan kabul edilebilirliÄŸinin, çok disiplinli bir gözden geçirmeye tabi tutulması dahil, yetkili bir kurum tarafından bağımsız bir ÅŸekilde incelemeden sonra onaylanmış olmasının öngörüldüÄŸü; Dünya Tıp BirliÄŸi Helsinki Bildirgesi ile gönüllüler üzerinde yapılan tıbbi araÅŸtırmalarda etik ilkeler belirlenirken, 15. maddesinde; araÅŸtırma protokolünün, çalışma baÅŸlamadan önce deÄŸerlendirme, yorum, rehberlik ve onay için bir araÅŸtırma etik kuruluna sunulması; bu kurulun, araÅŸtırmacı destekleyici ve diÄŸer unsurlardan bağımsız olması, Kurulun araÅŸtırmanın yapıldığı ülke veya ülkelerin yasa ve yönetmeliklerinin yanı sıra, geçerli uluslararası kural ve standartları dikkate alması; ancak bunların bu bildirgede gönüllülerin korunmasına yönelik olarak öngörülen herhangi bir koruma hükmünü zayıflatmaması veya yok saymaması, etik kurulun sürdürülmekte olan çalışmaları izleme hakkı olması, araÅŸtırmacıların izleme bilgilerinin kurula verilmesi; Kurul tarafından deÄŸerlendirilmedikçe ve onay verilmedikçe protokolde hiç bir deÄŸiÅŸiklik yapılmaması gerektiÄŸinin belirtildiÄŸi görülmektedir.

                Yukarıda anılan SözleÅŸme ve Bildirgeden, araÅŸtırmanın etik kurallara, geçerli uluslararası kural ve standartlara, gönüllü insan saÄŸlığına uygun olarak yürütülebilmesi için bağımsız kurulların oluÅŸturulması gerektiÄŸi anlaşılmaktadır.

                Anayasanın, idarenin kuruluÅŸ ve görevleriyle bir bütün olduÄŸu ve kanunla düzenleneceÄŸi yolundaki genel ilkesi gereÄŸince yürürlüÄŸe  konulan, Bakanlıkların KuruluÅŸ ve Görev Esaslarını Düzenleyen 3046 sayılı Yasanın 16. maddesinin (a) bendinde; bakanlık merkez teÅŸkilatı ile bakanlık baÄŸlı kuruluÅŸlarının genel müdürlük, müstakil daire baÅŸkanlığı, danışma, denetim ve yardımcı birimlerin kurulması, kaldırılması, görev, yetki ve sorumluluklarının Yasayla  düzenleneceÄŸi; 39. maddesinde de, görevleri ve teÅŸekkül tarzı kuruluÅŸ kanunlarında veya diÄŸer kanunlarda gösterilmek kaydıyla "sürekli kurulların", kurulabileceÄŸi hükme baÄŸlanmıştır.

                181 sayılı SaÄŸlık Bakanlığının TeÅŸkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 30. maddesinde; SaÄŸlık Bakanlığının sürekli kurulunun, Yüksek SaÄŸlık Åžurası olduÄŸu kuralına yer verilmiÅŸ; 31. maddesinde de, Bakanlıkça verilecek önemli saÄŸlık konuları hakkında görüÅŸ bildirmek ve tababet ÅŸubeleri sanatlarını ifadan doÄŸan adli konularda görüÅŸ vermek üzere onbir üyeli bir Yüksek SaÄŸlık Åžurası kurulduÄŸu; Bakanlığın, ülkenin saÄŸlık ile ilgili konularında danışma fonksiyonu yapmak üzere Åžûra'ya baÄŸlı olarak danışma kurulları ve tababet ÅŸubeleri sanatlarını ifadan doÄŸan adlî konularda dosyaları inceleyip Åžûra'ya sunmak üzere ihtisas komisyonları oluÅŸturabileceÄŸi öngörülmüÅŸtür.

                YönetmeliÄŸin 10 ve 11. madde hükümlerine göre; gönüllüler üzerinde yapılacak her türlü klinik araÅŸtırma hakkında bilimsel ve etik yönden görüÅŸ bildirmek; buna göre Faz I, Faz II, Faz III ve Faz IV ilaç araÅŸtırmaları, biyoyararlanım ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmaları ile ilaç dışı ürünler, genetik materyal, tıbbi cihaz, cerrahi bir metod gibi diÄŸer tüm klinik araÅŸtırmalar hakkında bilimsel ve etik yönden görüÅŸ belirtmek, YönetmeliÄŸe ve ilgili diÄŸer mevzuata aykırı davranıldığı, araÅŸtırmanın gereklerinin artık karşılanmadığı, araÅŸtırmanın güvenilirliÄŸinin veya bilimsel geçerliliÄŸinin yitirildiÄŸi ÅŸeklinde bir durumu tespit ettiÄŸinde veya bu konuda bilgi sahibi olması halinde durumu araÅŸtırmacıya, destekleyiciye ve Bakanlığa bildirmek, Bakanlık talimatlarını derhal yerine getirmekle yükümlü olan ve Bakanlığın belirleyeceÄŸi bölgelerde Bakanlık onayı ile oluÅŸturulan, görüÅŸlerine uyulması ve yerine getirilmesi zorunlu bulunan "Etik Kurullar"  ile yine anılan YönetmeliÄŸin 12. ve 13. maddelerine göre; Bakanlığın vereceÄŸi izne esas olmak üzere, bu YönetmeliÄŸe uygun olarak yapılan baÅŸvuruya ait bilgi ve belgeleri gerektiÄŸinde görüÅŸüne sunduÄŸu Genel MüdürlüÄŸün gerek görmesi durumunda, klinik araÅŸtırmalar hakkında etik yönden görüÅŸünü bildirmek ve Bakanlıkça verilen görevleri yerine getirmek üzere Bakanlık onayı ile İlaç ve Eczacılık Genel MüdürlüÄŸü nezdinde oluÅŸturulan Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu'nun, gerek oluÅŸumları  ve gerekse görevleri  itibariyle  "sürekli kurul"  niteliÄŸinde  olduklarında kuÅŸku bulunmamaktadır.

                3046 sayılı Yasanın 39. maddesinde; "sürekli kurulların" görevleri ve teÅŸekkül tarzları kuruluÅŸ yasalarında veya diÄŸer yasalarda gösterilmek ÅŸartıyla kurulabileceÄŸi kurala baÄŸlandığından; sürekli kurul niteliÄŸini haiz "etik kurullar"  ile "Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu"nun yönetmelik ile oluÅŸturulmasına ve görevlerine iliÅŸkin düzenlemenin yönetmelik ile yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

                181 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'de, SaÄŸlık Bakanlığının sürekli kurulunun Yüksek SaÄŸlık Åžûrası olduÄŸu hususuna yer verilerek, Yasa ile kabul edilen sürekli kurul ismen belirlenmiÅŸ ve Åžûra'ya baÄŸlı olarak, Bakan onayı ile danışma kurulları kurulmasına olanak tanınmıştır.

                Belirtilen mevzuat deÄŸerlendirildiÄŸinde, 181 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye göre Bakanlığın sürekli kurulu olan Yüksek SaÄŸlık Åžûrası bünyesinde, merkezde etik kurul ve buna baÄŸlı olarak Danışma Kurulu oluÅŸturulabileceÄŸi; ancak, 3046 sayılı Yasa uyarınca, yasallık ilkesinin bir gereÄŸi olarak, herhangi bir yasal düzenleme yapılmaksızın, merkez dışında, bölgelerde sürekli kurullar oluÅŸturulamayacağı açıktır.

                Bu durumda; YönetmeliÄŸin, Etik Kurullar ve Klinik AraÅŸtırmalar Danışma Kurulu oluÅŸturulması, bunların çalışma esaslarıyla ilgili 10., 12. ve 13. maddelerinde hukuka uygunluk bulunmadığından bu maddelerin yürütülmelerinin durdurulması gerekmektedir. Buna baÄŸlı olarak, YönetmeliÄŸin sürekli kurullara iliÅŸkin düzenleme getiren 18. maddesinin 1. fıkrasındaki "hem Etik Kurula hem de" ibaresine; 19. maddesinin 1. fıkrasındaki "Etik Kurul onay verse bile" ibaresine; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki "ve ilgili Etik Kurula bildirilir" ibaresine yönelik olarak da yürütmenin durdurulması isteminin kabulü gerekmektedir.

                Öte yandan; Dairemizin E:2009/3329 esas sayısına kayıtlı bulunan davada, anılan YönetmeliÄŸin 11. maddesinin tümünün yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiÄŸinden, bu davada da, davacının YönetmeliÄŸin 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin ve (ç) bendinin 6 numaralı alt bendinde yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemelerin yürütülmeleri durdurulmuÅŸtur.

 

                3) YönetmeliÄŸin, araÅŸtırma baÅŸvurusu ve iznine iliÅŸkin düzenlemeleri :

 

                YönetmeliÄŸin 17. maddesinin 2. fıkrasında; araÅŸtırma baÅŸvurusunun destekleyici tarafından Etik Kurula ve ilgili Genel MüdürlüÄŸe yapılacağı, 3. fıkrasında ise; Yönetmelik kapsamında araÅŸtırma yapmak isteyenlerin her bir araÅŸtırma için Etik Kurulun olumlu görüÅŸünü aldıktan sonra, ilaç klinik araÅŸtırmaları için İlaç ve Eczacılık Genel MüdürlüÄŸüne; kök hücre nakli, doku nakli, genetik araÅŸtırmalar ve yeni bir tıbbi cihazın denenmesi araÅŸtırmaları için Tedavi Hizmetleri Genel MüdürlüÄŸüne baÅŸvuracağı düzenlenmiÅŸtir.

                YönetmeliÄŸin iptali istenen 18. maddesinin 1. fıkrasında ise, destekleyicinin araÅŸtırma baÅŸlatılmadan önce hem Etik Kurula, hem de Bakanlığın ilgili genel müdürlüÄŸüne eÅŸ zamanlı baÅŸvuruda bulunabileceÄŸi düzenlenmiÅŸtir.

                YönetmeliÄŸin 17. maddesi ve idarenin savunması birlikte deÄŸerlendirildiÄŸinde; araÅŸtırmanın baÅŸlayabilmesi için önce Etik Kurul'un onayı, daha sonra da Bakanlığın "izni" gerektiÄŸinden; YönetmeliÄŸin 18. maddesindeki "eÅŸ zamanlı" ibaresi, uygulamada karmaÅŸaya yol açabilecek nitelikte, yoruma açık ve belirsizlik içeren bir düzenleme olması nedeniyle hukuka aykırı bulunmaktadır. Dolayısıyla "eÅŸ zamanlı" ibaresinin yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.

 

                4) YönetmeliÄŸin klinik araÅŸtırmanın yürütülmesi ile ilgili düzenlemesi :

 

                YönetmeliÄŸin 20. maddesinde klinik araÅŸtırmanın yürütülmesine iliÅŸkin kurallar yer almış; maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde, araÅŸtırmanın baÅŸlamasından sonra protokolde yapılacak deÄŸiÅŸikliklerin, destekleyici veya araÅŸtırmacı tarafından ilgili Genel MüdürlüÄŸe ve ilgili Etik Kurula bildirileceÄŸi; Genel MüdürlüÄŸün, baÅŸvuru tarihini izleyen günden itibaren otuz beÅŸ gün içerisinde protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi hususunda görüÅŸ bildirmemesi durumunda protokol deÄŸiÅŸikliÄŸinin onaylanmış sayılacağı; ancak 19. maddenin 4. fıkrasında, belirtilen protokol deÄŸiÅŸiklikleri için ilgili Genel MüdürlüÄŸün onayının alınmasının zorunlu olduÄŸu öngörülmüÅŸtür.

                Dünya Tıp BirliÄŸi Helsinki Bildirgesi'nin 16. maddesinde, Kurul tarafından deÄŸerlendirilmedikçe ve onay verilmedikçe protokolde hiç bir deÄŸiÅŸiklik yapılamayacağı öngörülmüÅŸ;

                İnsan Hakları ve Biyotıp SözleÅŸmesi'nin 2. maddesinde; insanın menfaatinin ve refahının bilim ve toplumun menfaatlerinin üstünde tutulacağı, 4. maddesinde de; araÅŸtırma dahil, saÄŸlık alanında herhangi bir müdahalenin, ilgili mesleki yükümlülükler ve standartlara uygun olarak yapılması gerektiÄŸi kurala baÄŸlanmıştır.

                SözleÅŸme ve Bildirge ile getirilen kurallarda; gönüllünün saÄŸlığı, güvenliÄŸi ön planda tutulmuÅŸtur. İnsanlar üzerinde gerçekleÅŸtirilen klinik araÅŸtırmaların bütün aÅŸamaları önemli olup, gönüllü saÄŸlığını yakından ilgilendirmektedir. Dolayısıyla, her aÅŸamada ve her konuda yapılacak deÄŸiÅŸiklik için mutlaka olumlu görüÅŸün beklenmesi zorunluluktur. Bu çerçevede anılan madde ile getirilen zımnı kabul, gerek Bildirge, gerekse SözleÅŸme hükümleri ile baÄŸdaÅŸmamaktadır.

                Belirtilen nedenle, YönetmeliÄŸin 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki "Genel Müdürlük, baÅŸvuru tarihini izleyen günden itibaren otuz beÅŸ gün içerisinde protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi hususunda görüÅŸ bildirmez ise protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi onaylanmış sayılır." ibaresi hukuka aykırı olup, yürütülmesinin durdurulması gerekmektedir.

                YönetmeliÄŸin dava konusu edilen ve yürütülmesi durdurulan madde ve ibareleri dışındaki diÄŸer maddelerine yönelik olarak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinde öngörülen koÅŸulların bu aÅŸamada gerçekleÅŸmediÄŸi anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddi gerekmektedir.

                Açıklanan nedenlerle, 23.12.2008 tarih ve 27089 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe giren Klinik AraÅŸtırmalar Hakkında YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendinde yer alan "sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirileceÄŸi" ibaresi ile aynı maddenin 1. fıkrasının "ÄŸ" bendinde yer alan "farmakokinetik ve biyoeÅŸdeÄŸerlik çalışmalarında gönüllülere ücret ödenmesi söz konusu olursa, bunun protokolde belirtilmesi gerekir." ibaresinin; 10., 12., 13 maddeleri ve 11. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendinin ve (ç) bendinin 6 numaralı alt bendinde yer alan gönüllüye ödül verilebileceÄŸine iliÅŸkin düzenlemenin, 18. maddesinin 1. fıkrasındaki "hem Etik Kurula hem de" ibaresinin; 19. maddesinin 1. fıkrasındaki "Etik Kurul onay verse bile" ibaresinin; 20. maddesinin 1. fıkrasının "b" bendindeki "ve ilgili Etik Kurula bildirilir" ibaresinin; 18. maddesinin 1. fıkrasındaki "eÅŸ zamanlı" ibaresinin; 20. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendindeki "Genel Müdürlük, baÅŸvuru tarihini izleyen günden itibaren otuz beÅŸ gün içerisinde protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi hususunda görüÅŸ bildirmez ise protokol deÄŸiÅŸikliÄŸi onaylanmış sayılır." ibaresinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesindeki koÅŸullar gerçekleÅŸmiÅŸ bulunduÄŸundan yürütülmesinin durdurulmasına; dava konusu YönetmeliÄŸin yürütülmesi durdurulan madde ve ibareler dışındaki diÄŸer madde ve ibarelere yönelik yürütmenin durdurulması isteminin ise reddine; YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinde yer alan "sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirilir." ibaresine yönelik olarak oyçokluÄŸuyla, diÄŸer maddelere yönelik olarak ise oybirliÄŸiyle, 7 (yedi) gün içerisinde İdari Dava Daireleri Kuruluna itiraz yolu açık olmak üzere 13.11.2009 tarihinde karar verildi.

 

BaÅŸkan                 Üye                                        Üye                           Üye                              Üye

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

K A R Åž I    O Y

 

                2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 52 inci maddesinin yollamada bulunduÄŸu 27 nci maddede öngörülen koÅŸulların YönetmeliÄŸin 5. maddesinin 1. fıkrasının "ç" bendinde yer alan "sorumlu araÅŸtırmacı veya araÅŸtırma ekibinden yetkili birisi tarafından yeterince ve anlayabileceÄŸi ÅŸekilde bilgilendirileceÄŸi" ibaresine yönelik olarak gerçekleÅŸmediÄŸi anlaşıldığından, belirtilen ibareye yönelik yürütmenin durdurulması isteminin reddi oyuyla aksi yönde verilen çoÄŸunluk kararına katılmıyorum.

 

Ü y e

klinik, arastirmalar, hakkinda, yonetmelik, ile, ilgili, danistay, yurutmenin, durdurulmasi, karari

Kanun - Mevzuat



Emziren annenin süt verimini artıran besinler nelerdir?

27/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

Emziklilikte süt salgılanması, kadının normal gereksinimden daha fazla enerji, protein, vitamin ve mineralleri almasını gerektirir. Emziren annenin iyi beslenmesinde amaç annenin kendi fizyolojik gereksinimlerini karşılaması, vücudundaki besin yedeÄŸini dengede tutması ve salgılanan sütün gerektirdiÄŸi enerji ve besin öÄŸelerinin karşılaması gerekmektedir.

Bunun içinde annelerin yeterli ve dengeli beslenmeleri ve bol sıvı tüketmeleri çok önemlidir. AÅŸağıdaki tabloda emziren annelerin bir gün boyunca tüketmeleri gereken besin tür ve miktarları bulunmaktadır. Emzikli Kadınlar İçin Gerekli Günlük Besin Tüketim Miktarları Besin Grupları Miktar Süt,yoÄŸurt 2-3 su bardağı (400-600ml) Peynir 2 kibrit kutusu kadar (60 gm) Et,tavuk,balık 3-4 porsiyon Yumurta, kurubaklagiller 1 porsiyon Taze sebze ve meyveler 5-7 porsiyon Tahıllar Ekmek 4-6 dilim Pirinç,bulgur,makarna vb. *Hiç veya 2-3 porsiyon * Kilolu ise Halk arasında helva, soÄŸan, sarımsak gibi kimi besinlerin anne sütünü arttırıcı etkisinin bulunduÄŸuna inanılmaktadır. Oysa anne sütünün verimliliÄŸi, annenin saÄŸlıklı beslenmesi ve bol sıvı almasına ve dinlenmesine baÄŸlıdır.

emziren, annenin, sut, verimini, artiran, besinler, nelerdir

Temel Sağlık



Anemiden korunmak için nelere dikkat edilmelidir?

22/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

Anemiden korunmak için; Yeterli ve dengeli beslenilmeli Demirden zengin olan besinler daha fazla tüketilmeli Her öÄŸünde C vitamininden zengin olan sebze, meyve ve taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi demir emilimini arttırmaktadır. Özellikle nohut, mercimek ve kuru fasulye gibi demir içeriÄŸi zengin besinlerin bol salata yada meyve ile tüketilmesi onların besin deÄŸerini arttırır. Demir emilimini engellediÄŸi için yemek sırasında ve yemekten hemen sonra çay ya da kahve içilmemeli, çok isteniyorsa yemekten iki saat sonra açık ve limonlu olarak günde iki bardağı geçmeyecek ÅŸekilde çay içilebilir.

anemiden, korunmak, icin, nelere, dikkat, edilmelidir

Temel Sağlık



Gıdalarda bulunabilecek risk oluşturucu maddeler nelerdir?

13/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

A.Bakteriler  F.Kalıntılar  K. DoÄŸal OluÅŸan Toksinler
Clostridium botulinum  Antibiyotikler Alg toksinleri
Clostridium perfringens  Klorinli insektisitler  YaÄŸlı tohum toksinleri
Salmonella spp.  Organofosforlu insektisitler Küf toksinleri
Staphylococcus aureus  H.Ağır Metaller Mantar toksinleri
Shigella spp.  Arsenik L. Beslenme Hataları
B.Küfler  Bakır Yetersiz besin elementleri
Aspergillus flavus  Kadmiyum Gıda iÅŸlemedeki hatalardan kaynaklanan besin kayıpları
Penicillium cylopium  KurÅŸun  
Fusarium spp Civa M.Kuralsızlık sorunları
C.Virüsler  Selenyum Hatalı etiketler
Hepatit A I. Radyoaktif İzotoplar Eksik ağırlıklar
Poliomyelitis Sezyum 137 Paketleme hataları
Gastroenterit yapan virüsler  İyodin 131 Sapmalar
Bovin spongiform  Potasyum 40 N.Fonksiyonel Hatalar
D.Parazitler  Stronsyum 90 Heksabromobifeniller 
Barsak kurtları J. ÇeÅŸitli Maddeler Poliklorinli bifeniller 
Tricihinellae  Kirlilikler Vinil klorid
Cestodes-Taenia saginata  Cam tozları  
Taeina solinum  Boya kabukları(sıyrıntılar)  
E.Zararlı Hayvanlar  Metal tozları  
KuÅŸlar     
Böcekler     
Kemirgenler 

gidalarda, bulunabilecek, risk, olusturucu, maddeler, nelerdir

Temel Sağlık



Gıda Hizmetleri hangi Bakanlıklar tarafından yürütülmektedir?

9/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

BilindiÄŸi gibi gıda hizmetleri ile ilgili olarak 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin DeÄŸiÅŸtirilerek Kabulü Hakkında Kanun 05.06.2004 tarihli ve 25483 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüÄŸe girmiÅŸtir. Söz konusu Kanun çerçevesinde; DoÄŸal kaynak doÄŸal maden içme tıbbî sular ile iÅŸlenmiÅŸ içme iÅŸlenmiÅŸ kaynak ve iÅŸlenmiÅŸ maden suyu üretimi uygun ÅŸekilde ambalajlanması ve satış esaslarına iliÅŸkin hizmetler ile enteral beslenme ürünleri dahil özel tıbbî amaçlı diyet gıdalar tıbbî amaçlı bebek mamaları ile ilaç olarak kullanımı bilimsel ve klinik olarak kanıtlanmış ancak reçeteye tabi olmayan ürünlerin üretim ithalat ihracat ve denetimine iliÅŸkin hizmetler Bakanlığımızca yürütülmektedir.

Ayrıca, Bakanlığımızın halk saÄŸlığını ilgilendiren acil durumlarda gerektiÄŸinde müdahale hakkı ve genel saÄŸlığın korunması ve hijyen ile ilgili olarak diÄŸer mevzuattan kaynaklanan görev ve yetkileri saklıdır. Kendi doÄŸasında bulunmayan herhangi bir katkı maddesi ilave edilen doÄŸal kaynak, doÄŸal maden, içme ile iÅŸlenmiÅŸ içme, iÅŸlenmiÅŸ kaynak, iÅŸlenmiÅŸ maden suyu ve yapay sodaların üretimi, uygun ÅŸekilde ambalajlanması ve satış esaslarına iliÅŸkin hizmetler ile takviye edici gıdalar ve bebek mamalarının üretim, ithalat, ihracat ve denetimine iliÅŸkin hizmetler, ayrıca, gıda maddeleri ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin üretim izni, gıda sicili, tescil, istihdam, laboratuar kuruluÅŸ izni, ithalat ve ihracat izinleri, piyasa gözetimi ve denetimi (gıda satış ve toplu tüketim yerleri ile üretim yerlerinin denetimi) gibi hizmetler Tarım ve KöyiÅŸleri Bakanlığınca yürütülmektedir.

gida, hizmetleri, hangi, bakanliklar, tarafindan, yurutulmektedir

Sağlık Kurumları



Ülkemizde iyot yetersizliği hastalıkları niçin sık görülmektedir?

9/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

Bu hastalıklar özellikle toprağında iyodun yetersiz olduÄŸu bölgelerde görülür. Toprağın üst katmanında bulunan iyot, toprak kayması ve yaÄŸmurlarla kolayca sürüklenip gider. Bu nedenle böyle topraklarda yetiÅŸen bitkiler ile bu bitkileri yiyen hayvanlar onların etleri ve sütleri iyot bakımından yetersiz durumdadır. Bu yetersiz ürünlerle beslenen insanlarda da iyot yetersizliÄŸi hastalıkları görülebilir. Ülkemizin pek çok bölgesinde topraklar iyottan yetersizdir.

ulkemizde, iyot, yetersizligi, hastaliklari, nicin, sik, gorulmektedir

Temel Sağlık



İyot yetersizliği hastalıklarından nasıl korunabiliriz?

8/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

Ülkemizde iyot yetersizliÄŸi hastalıklarından korunmak için yemeklik tuzlara iyot katılmaktadır. İyotlu tuzun guatr oluÅŸumunu engellediÄŸi, ancak guatr oluÅŸtuktan sonra bu hastalığı tedavi etmediÄŸi unutulmamalıdır. BaÅŸta guatr olmak üzere tüm iyot yetersizliÄŸi hastalıklarından korunmak için Yemeklerde mutlaka iyotlu tuz kullanılmalıdır. Bu tuz kaya tuzuna göre daha temiz ve güvenilirdir. Rafine olduÄŸundan kaya tuzuna göre daha az miktarda kullanılır bu yüzden de daha ekonomiktir.

iyot, yetersizligi, hastaliklarindan, nasil, korunabiliriz

Temel Sağlık



Su nedir?

7/07/2009 saglik   Yorumlar (0)

 

KiÅŸi saÄŸlığı ile ilgili en önemli etmenlerden biri olan su yaÅŸam için en gerekli maddelerden biridir. KiÅŸinin vücut ağırlığının % 6370'i sudur. SaÄŸlıkla ilgili konularda su denildiÄŸi zaman içme suyu ile birlikte kullanma suları da düÅŸünülmelidir. Çünkü su vücuda sadece içme suyu olarak deÄŸil yıkanmak, besin hazırlamak vb. için kullanılan kullanma suyu olarak da girer. Sıvı, katı ve gaz halinde bulunabilir.

yurutulmektedir, nedir

Temel Sağlık