Anksiyete nedir? Anksiyete bozukluğu nedir? Anksiyete bozukluğu kimlerde görülür? Anksiyete bozukluğunun nedenleri nelerdir? Anksiyete bozukluğu nasıl tedavi edilir? Anksiyete bozukluğu olan kişilerde dikkat edilmesi gerekenler.

Anksiyete bozukluğu ne anlama gelir? Anksiyete bozukluğu olan kişilerde ne tür belirtiler görülür? Anksiyete bozukluğu tehlikeli bir hastalık mı? Anksiyete bozukluğu olduğunu nasıl anlarız? Anksiyete bozukluğu olan kişilerin davranış modelleri, Anksiyete bozukluğunun günlük hayata olumsuz yansımaları nelerdir? Anksiyete tanısı nasıl konur? Anksiyete bozukluğu ile ilgili tüm merak edilenler..

Anksiyete Nedir?

Yaşamın günlük akışı içerisinde çoğu zaman stres ve kaygı yaşayabiliriz. Bu son derece normaldir. Örneğin bir öğrenci için uzun süredir hazırlandığı bir sınavı kazanamama kaygısı, bir anne baba için çocuklarının gelecek kaygısı, yoğun trafikte işe geç kalma kaygısı gibi hayatın doğal akışı içerisinde var olan bir kaygı ve stres hali yaşanabilir. Ancak bu belirli sınırlar dahilinde normaldir ve bir sağlık sorunu olarak görülmez. Burada önemli olan kaygı ve stresin bahsettiğimiz bu sınırlar içerisinde yani dozunda kalabilmesidir.Bu kaygı ve stres kişinin yaşam kalitesini düşürüyor ve olaylara sürekli olumsuz tarafından yani bardağın boş tarafından bakıyorsa o halde tıbbi bir sağlık sorunundan bahsedebiliriz.

Anksiyete yani kaygı bozukluğu yaşayan kişiler aslında toplumda azımsanamayacak kadar çoktur ancak kişiler çoğu zaman bunu bir sağlık sorunu olarak görmek istemezler ve bunu kabullenmekten kaçarlar. Farklı en küçük sağlık sorunlarımızda acil servise gitmekten kaçmayız ama kaygı bozukluğumuz olduğunu bilsek dahi psikolojik sorunlarda uzman bir hekime gitmek istemeyiz. Toplumumuzun özellikle kırsal kesimde yaşayan kişilerde psikolojik sorunları görmezlikten gelmek çok daha fazladır. Oysa ki anksiyete bozukluğu hayatın her alanını olumsuz etkileyen ve farklı sağlık sorunlarına neden olabilecek ciddi bir sağlık sorunudur.

Anksiyete Bozukluğunda Risk Grupları Kimlerdir?

Anksiyete bozukluğu yani aşırı stres ve kaygıya bağlı olarak davranış bozuklukları genel olarak toplumdaki herkeste görülebilir ancak araştırmalar gösteriyor ki, kadınlar erkeklere göre çok daha fazla risk altındadır. Kaygı bozukluğunun toplumda görülme oranı erkeklere göre çok daha fazladır. Toplumda hemen hepimizin çevresinde çok evhamlı dediğimiz kişiler vardır. Adımı evham koyduğumuz bu durum aslında bir çeşit kaygı bozukluğudur ve tedavi edilmesi gereken bir sağlık problemidir. Zaten kaygı bozukluğu dediğimiz durum kişinin sürekli evham yapması ve sürekli olarak geleceğe dair olumsuz düşüncelere kapılmasıdır.

Anksiyete bozukluğu bir anda ortaya çıkan bir sorun değildir. Çocukluk döneminde yaşadığınız sorunlar, aile içi problemler, ruhsal travmalar  ve mutsuz geçirilen bir çocukluk ilerleyen yaşlarda anksiyete bozukluğu şeklinde ortaya çıkar. Çoğu zaman gençlik yaşından sonra ortaya çıkmaya başlayan bir sağlık sorunudur. Olgunluk döneminde ise yaş ilerledikçe kaygı durumundada azalma görülür. Yani bu durumda 30-40 yaş grubu anksiyete açısından daha fazla risk altındadır. Yaşın ilerlemesi ile kişi ruhsal olarak dünyadan uzaklaştığı için kaygı durumundasa azalma olur. Sağlıklı ve huzurlu bir çocukluk geçirmeyen kişiler risk grubunda diyebiliriz.

Burada bir diğer risk grubu ise aile hikayesinde anksiyete bozukluğu olan kişilerdir. Çünkü kaygı bozukluğunda genetik geçişgenlik olabilmektedir. Eğer bir anne babada geçmişte ya da o gün için bu şekilde bir kaygı bozukluğu söz konusu ise çocuğunda aynı şekilde bu sorunla karşı karşıya kalma riski diğer kişilere göre daha fazladır. Bu yüzden genetik faktörlere bağlı olarak aile ve akrabalarında kaygı bozukluğu olan kişiler nispeten risk altındadır diyebiliriz. Çocukluk döneminde çevresi ile çok fazla iletişim kurmayan çocuklar ilerleyen yaşlarda özgüven eksikliği ile birlikte anksiyete bozukluğu yaşama riskide artar.

Anksiyete Bozukluğu Belirtileri Nelerdir?

Anksiyete kaygı bozukluğu herkeste farklı belirtiler ve değişen şiddette kendini gösterebilir. Bazı belirtiler bir kişide çok hafif şiddette görülürken bir başka kişide aynı belirti çok şiddetli görülebilir. Bu durumda kişilik özellikleri, geçmişte yaşanılan olaylar, travmalar ve beyin çalışma fonksiyonları belirleyici rol oynar. Değişkenlik göstermekle birlikte en sık görülen belirtiler ise şunlardır;

Kaygı Stres ve Panik: Anksiyete davranış olan kişiler genellikle aşırı kaygılı olutlar. Olaylar karşısında sakinliğini koruyamazlar ve sürekli olarak geleceğe dair olumsuz öngörülerde bulunurlar. Toplumda bu kişilerle hemen hergün karşılaşırız ancak çoğu zaman bunun o kişinin karakter özelliği zannederiz. Oysa ki bu durum o kişinin karakteri değil tedavi edilmesi gereken bir rahatsızlıktır. Bu kişiler en küçük bir aksaklık yada aksilik durumunda dahi aşırı stresli kaygılı ve panik halinde olurlar.

Husursuzluk: Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerin en büyük sorularından ve en çok görülen belirtilerden biriside kendini huzursuz hissetmektir. Anksiyete hastası olan kişi sanki kötü birşeyler olacak, felaketler üst üste gelecek gibi hislere kapılarak huzursuz olur. Hastalarda anksiyete bozukluğu daha çok davranışlarda gözlemlenir. Farklı fiziki belirtilerde ön plana çıkabilir ancak daha çok davranışlarda gözlemlenen bir hastalıktır.

Ellerde Titreme: Anksiyete yani kaygı bozukluğu olan kişilerde en sık görülen belirtilerden biride ellerde titreme olmasıdır. Özellikle heyecan halinde ellerde aşırı titreme gözlemlenir. Bu titreme sadece ellerde değil vücudun diğer bölgelerindede görülebilir ancak en belirgin olarak ellerde hissedilir.

Konsantrasyon Bozukluğu: Kaygı bozukluğu yaşayan kişilerde odaklanma sorunu, dikkat eksikliği ve dikkatsizlik, birşeye konsatre olmakta güçlük çekme gibi belirtiler görülür.

Uyku Bozukluğu: Uyku bozukluğu, uykuya dalmakta güçlük çekme, uyuyamamak, uykuya daldıktan sonra uykudan sık uyanmak yani kısaca normal bir uyku uyuyamamak kaygı bozukluğu belirtilerindendir.

Bunların dışında sık görülen baş ağrısı, kas ağrısı, hoşlanmadığı şeylere tahammül edememe ve aşırı tepki gösterme, çabuk sıkılma, terlemede anksiyete bozukluğu belirtileridir.

Anksiyete Bozukluğu Tedavisi

Anksiyete bozukluğunun tedavisi tıbbi olarak mümkündür ancak herşeyden önce uzman bir psikolog hekim tarafından doğru bir teşhis konulması gerekir. Çünkü kaygı bozukluğu belirtileri farklı bir hastalığın semptomları olabilir. Bu yüzden öncelikle uzman bir hekim tarafından hastalığın teşhis edilmesi ve hastanında tedaviyi kabullenmesi gerekir. Çünkü çoğu zaman kişiler psikolojik olarak rahatsız olduklarını kabullenmek istemezler.

Anksiyete bozukluğunda iki türlü tedavi vardır. İlaç tedavisi ve psikoterapi yöntemi ile hastalığın tedavisinde büyük oranda başarı sağlanabilir. Bu iki tedavi vakanın durumuna göre tek başına hasta üzerinde uygulanabileceği gibi iki tedavi yöntemi birliktede uygulanabilir. Hastaların durumu birbirinden farklı olacağı için her hastaya aynı tedavi uygulanmaz. Hangi hastaya hangi yöntem uygulanacağı  veya hangi ilaçların verileceğine mutlaka uzman bir doktor karar vermelidir. İlaçlı tedavilerde ise hastalara antidepresan ilaçlar uygulanır. Bu tür ilaçlar diğer hastalıklarda kullanılan ilaçlar gibi birkaç gün içerisinde etki göstermez. Etkisinin farkedilmesi birkaç hafta zaman alabilir.

Doktor hasta ile karşılıklı iletişim kurarak ve testler uygulayarak hastalığının şiddetini tespit eder. Buna göre uygulanacak olan tedavi yöntemlerini belirler ve uygulanan tedavi ile aşırı kaygı ve stres hali azaltılır. Tedavi süreci biraz uzun sürecektir çünkü anksiyete bozukluğunda hastalığın yeniden oluşma riski yüksektir. Bu nedenle kaygı ve stres biraz azalınca hemen tedaviye son verilmez. Burada amaç hastalığı tamamen yok etmektir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here