Depresyon nedir? Depresyon nasıl tedavi edilir? Depresyon ruhsal bir hastalık mı? Depresyon tedavi yöntemleri nelerdir?  Depresyon hangi yaşlarda daha sık görülür?

Depresyon test edilebilir bir hastalık mı? Depresyon teşhis ve tedavisinde kullanılan yöntemler ve bu yöntemlerin geçerliliği ve kesinlik derecesi nedir? Depresyonda olduğunu bildiğimiz birine karşı nasıl davranmalıyız? Depresyon hastaları tehlikeli olur mu? Majör depresif bozukluk nedir? Depresyon tedavi edilmezse sonuçları neler olabilir?

İnsan sadece etten ve kemikten var olmuş bir canlı değildir. Beden sağlığı yaşamın devamı için ne kadar önemli ve değerli ise ruh sağlığıda en az o kadar önemlidir. Ruh sağlığı tedavi edilmediği ve insan sağlıklı bir ruh haline sahip olmadığı zaman beden sağlığınızıda tehlikeye sokabilir. Ruh hastalıkları kişinin sadece hayata bakışını etkilemek ve yaşam kalitesini düşürmekle kalmaz aynı zamanda sosyal bir varlık olan insanı yaşadığı toplumdan koparabilir. Ruh hastalıklarından biri ve hatta en ağır olanlarından biride depresyondur.

DEPRESYON

Depresyon, majör depresif bozukluk olarakta bilinen, yani kişinin sürekli üzüntü, karamsarlık ve ilgi kaybı hissetmesine yol açan duygu durum bozukluğudur. Depresyon tedavi edilmezse diğer fiziksel ve ruhsal hastalıklarında önünü açar. Depresyona erken tedavi tanısı konulmazsa ve daha çok ilerlemeden önüne geçilmezse daha büyük sorun ve problemlere yol açabilir. Depresyon kolay ve tedavi süreci kısa süren, kolay geçebilen bir hastalık değildir. Tedavi süreci bazen çok uzayabilir. Tabi bu hastanın durumuna ve hastalığın derecesine göre değişir. Çünkü her hastanın farklı depresif durumları olabileceği için farklı tedavi yöntemleri uygulanacaktır.

Depresyon hemen her yaş grubunda belirli seviyelerde görülebilir ancak en fazla görüldüğü yaş aralığı 20-30 yaş aralığıdır. Çünkü bu yaş aralığı kişinin hayatının şekillendiği ve belirsizliklerin en fazla olduğu yaş aralığıdır. Okul problemleri, gelecek kaygısı ve iş bulma sorunu, aile içi problemler ve buna benzer sorunlarla başa çıkamayan bireyler duygu durum bozukluğu yaşayarak depresyona doğru ilerliyor. 20-30 yaş aralığındaki kişilerin hayatlarına yön vermeye ve hayatındaki taşları yerine oturtmaya çalıştıkları bir dönem olduğu için stresinde en yoğun olduğu yaşlardır. Bu yüzdende bu yaştaki bireyler çok daha fazla risk altındadır.

Depresyon Nedenleri Nelerdir?

Depresyonun nedenlerini şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Aile içi şiddet
  • Geçimsizlik
  • Huzursuz hissetme
  • Yeme bozukluğu veya aşırı yemek yeme
  • Aşırı kilolu olma ve aşırı kilolu olmanın verdiği sıkıntılarla başa çıkamama
  • Kendini değersiz ve önemsiz hissetme
  • Özgüven olmaması
  • Aşk acısı, ilişkinin bitmesini kabullenememe
  • Arkadaş ilişkilerinden ve sosyal ortamlardan
  • Ölüm, kayıp yaşama, sevdiklerini kaybetme
  • İstismar
  • Özleştiride abartıya kaçma
  • Özbenlik duygusunu kaybetme, sürekli kötümser düşünmek ve karamsar olmak
  • Bazı ilaçların yan etkileri..

Depresyon Belirtileri Nelerdir?

Depresyon belirtilerine şu şekilde birkaç örnek verebiliriz;

  • Aniden gelen üzüntü ve ağlama isteği
  • Umutsuz olma, olayları karşısında olumsuz düşünmek
  • Boşlukta hissetme, hayatın anlamsız olduğunu düşünme ve yaşamdan keyif almama
  • Sürekli uyuma isteği, çok uyumak ve daha çok uyuma isteği veya uykusuzluk hissetme
  • Bazı insanlarda aşırı yeme ve kilo alma
  • Bazı kişilerde ise bu durum aşırı iştahsızlık ve yeme kaybı, iştahın kapanması ve kilo kaybı şeklinde görülebilir
  • Sürekli kendini yorgun hissetme, takatsizlik ve güçsüz hissetme durumu
  • Normal günlük haraketleri bile yapamama ve yaptığı şeylerden keyif almama
  • Aşırı sinir hali, en küçük şeylere aşırı tepki ve öfke patlaması yaşama
  • Sürekli endişeli ve huzursuz hissetme hali

Depresyonda Teşhis ve Tedavi

Depresyonu tedavi edebilmek için öncelikle teşhis konulmalıdır. Eğer yukarıda bahsettiğimiz belirtilerin biri veya birkaçı varsa bir an önce uzman bir hekime başvurmanız gerekir. Çünkü depresyon tedavisinde erken teşhis oldukça önemlidir. Uzman hekim teşhis için öncelikle fiziksel muayene yapmalı, tam kan sayımı yapılmalıdır. Çünkü bazı depresyon vakaları fiziksel olarakta meydana gelebilir. Bu yüzden tam kan sayımı ile detaylı inceleme yapılmalıdır. Daha sonra psikiyatrik açıdan değerlendirmeye alınmalıdır. Duygu durumu, kendini nasıl hissettiği çeşitli sorular sorarak, depresyonun hangi seviyede olduğu anlaşılmalı ve ona göre tedavi yöntemleri hakkında karar verilmelidir.

Depresyonun farklı çeşitleri söz konusu olduğu için majör depresyonda gördüğümüz belirtiler kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Bu nedenle doğru tedavinin uygulanması için doğru teşhisin konulması önemlidir.

Anksiyetekıntısı:Kendini endişeli hissetme, olaylar karşısında şüpheci davranma ve huzursuzluk hali.

Atipik Özellikler: Aşırı uyuma isteği,.gereğinden fazla yemek yeme, reddedilmeye karşı hassasiyet ve sebepsiz ağlama krizleri.

Katotoni: İstem ve motor dışı aktivitelerin amaçsız hareketlere neden olan sabit ve katı duruş.

Melankolik Özellikler: Sabah erken uyanma, eskiden yaptığı ve keyif alarak yaptığı şeylerden artık keyif almama, soğuma ve kötüye giden ruh hali.

Peripartum Başlangıç: Gebelik döneminde veya lohusalık döneminde görülebilen bir türdür.

Psikotik Özellikler: Kendini yetersiz hissetme, boşlukta hissetme, kendine öfkelenme ve birşeyi başaramayacak hissi. Halüsinasyon görme  bu duruma eşlik eder.

Depresyon Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Depresyonun hastanın ve hastalığın durumuna göre uygulanabilecek 3 farklı tedavi yönteminden bahsedebiliriz.

İlaç Tedavisi: 

Bir psikolog ile görüştükten sonra doktorun vereceği psikiyatrik ilaçlar veya doktorunuzun tavsiye edeceği daha farklı ilaçlarla depresyon tedavi edilebilir. Bu ilaçlar kesinlikle doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Psikiyatrik ilaçlar yan etkileri oldukça fazla hissedilen ilaçlardır. Böyle bir durumda doktorunuza mutlaka başvurmanız gerekir. Depresyon tedavisinde sık kullanılan ilaç gruplarını şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Seçici Serotonin Geri Alım İnhibitörleri (SSRI)
  • Serotonin-Norepinefrin Geri Alım İnhibitörleri
  • Trisiklik Antidepresanlar
  • Atipik Antidepresanlar
  • Monoamin Oksidaz İnhibitörleri (MAOI)

Psikoterapi: 

Bu yöntemde hasta bir an önce bir ruh sağlığı uzmanı yardımı ile davranışları ve sıkıntıları çözüme ulaştırmak, konuşma terapisi yapmak, ruh sağlığını geliştirmek ve korumak açısından önemlidir. Hastalığın bu döneminde psikoterapi hekimlerin daha çok tercih ettiği bir yöntemdir. Depresyon hastaları için biriyle konuşmak iyi gelecektir.

Hastane’de Yatarak Tedavi: 

Depresyon hastalarında ilaçlı tedavinin sonuç vermediği zaman hastanın kendisine veya çevresine zarar verme riski olduğu riskli vakalarda hasta, hastaneye yatışı yapılarak tedavi edilir. Depresif dönem dediğimiz bu süreçte hastanın bakımı ve tedavisine özen gösterilmelidir. Hastanın durumunun daha da ağırlaşmaması ve kendine zarar vermemesi için bulunduğu ortam düzenlenmeli, aile için sorun ve sıkıntıları varsa bu sorunlar ona hissettirilmemeli  ve hastaya manevi destek sağlanmalıdır.

Tekrardan sosyal çevreye karışması ve normal yaşama adapte olması için hastaya yardımcı olunmalıdır. Hastanın yalnız kalması depresif durumunu artıracağı için mümkün olduğunca yalnız kalmaması gerekir. Yanında daima birileri olmalı ve sevdiği  şeyleri yapmasına yardımcı olunmalıdır. Bi dönemde hastalar kendilerini kaybederler ve âdeta başka birine dönüşürler. Hayattan zevk almazlar. Yaşamak istemezler. Sanki herkes onun kötülüğünü istiyor gibi hissederler. Herşey aksi gidecek düşüncesine kapılırlar. Herkesin kendinden nefret ettiğini düşünürler.

Depresyon Önlenebilir Mi?

Depresyon bir anda ortaya çıkan bir hastalık değildir. Kişinin çocukluktan başlayarak tüm hayatı boyunca yaşadığı olayların etkisi ile günden güne ilerleyen bir hastalıktır. Bu yüzden özelikle anne babaların çocukluk döneminden başlayarak çocuklarına karşı ilgiyi eksik etmemeli ve onları ne kadar çok sevdiğinizi ve onlara verdiğiniz değeri hissettirmelisiniz. Unutmayın ki asosyal bireylerin depresyon geçirme riski çok daha fazladır . Bu nedenle onları çocukluk yaşlarından itibaren sosyal birisi olarak yetişmelerine dikkat etmelisiniz ve onlara bu konuda yol gösterici olmalısınız.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here